Türkiye’de Ulaşım Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi

Bunu Paylaş:

Ulaşım Üzerinde Etkili olan Faktörler

ULAŞIM SİSTEMLERİMİZİN GELİŞİMİ

Ulaşım sistemleri, bir ülkede başta ekonomi olmak üzere sosyal ve kültürel faaliyetlerin canlanmasında önemli rol oynar. Ulaşımın Türkiye Cumhuriyetindeki tarihi gelişimi iki döneme ayrılır.

Cumhuriyet Öncesi Dönem

  • Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yabancı şirketler tarafından inşa edilen ve işletilen demir yollarının toplam uzunluğu 8.619km idi.
  • Türkiye Cumhuriyeti kurulunca 8.619km ‘nin ancak 4000 km ‘ye yakın bir kısmı Türkiye sınırları içerisinde kaldı.
  • Türkiye sınırları içerisinde ilk inşa edilen demiryolu 23 Eylül 1856 tarihinde bir İngiliz şirkete verilen imtiyaz ile 1866 yılında tamamlanan İzmir – Aydın hattıdır.
  • 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti 4.000 kilometresi iyi durumda olan 18.350 kilometre yol ağı devralmıştır.
  • Cumhuriyetin ilk yıllarında ulaşımda, dönemin en çağdaş teknolojisi olarak kabul edilen demiryolu yapımı ağırlık kazanmış, ancak bir süre sonra demiryolunun tek başına yeterli olmadığı, ülke genelinin ulaşım ihtiyacını karşılamadığı görülerek, karayolu yapımı da gündeme alınmıştır.

1923 ile 1950 Yılları Arasında Demir yollarının Ağırlıklı Olduğu Dönem

  • Cumhuriyet öncesinde demir yollarının büyük bir kısmı Konya-Ankara hattının batısında iken Cumhuriyet Döneminde, yapılan yatırımların büyük bölümü doğuya kaydırılmıştır.
  • İlk demir yolu kongresi 1925 yılında yapılmıştır.
  • Kongrede alınan kararlar gereği;
    • Demir yolu yapımında doğal kaynaklar, üretim merkezleri ve pazar alanlarının bulunduğu yerlere öncelik verilmiştir.
    • Böylece ekonomiyi canlandıran bir ulaşım sistemine geçilmiştir.
  • Bu dönemde Demir yolu ulaşımında bu ilerlemeler yaşanırken kara yolu yapımında büyük bir gelişme kaydedilememiştir.
  • 1923-1929 yılları arasında da 1.500 km civarında yol yapımı gerçekleştirilmiştir.
  • Demir yollarındaki hızlı ilerleme 1940 yılına kadar sürmüş ve 1940-1950 yılları arasında ise tam bir durgunluk dönemine girilmiştir.
DİKKAT !
Bu durgunlukta II. Dünya Savaşı’nın ve dünya otomotiv sanayisinde Pazar payının % 80’ini elinde bulunduran ABD’nin etkisi büyüktür.

1950’den günümüze kadar olan dönem

  • 1950’den sonraki yıllar kara yolunun demir yoluna karşı üstünlüğünü kabul ettirdiği yıllar olmuştur.
  • Başta ülke içerisinde otomotiv sanayisinin montaj yoluyla da olsa kurulması gibi faktörler kara yolu taşımacılığının beklenenin çok üstünde gelişmesine neden olmuştur.
  • Ayrıca bugün ulaştırma sistemleri arasında kara yolu ile yapılan yük taşımacılığında % 90, yolcu taşımacılığında da % 95 gibi dengesiz bir dağılımın oluşmasına zemin hazırlamıştır.
  • Sonuç olarak Cumhuriyet’in ilk yıllarında demir yolları yapımına verilen öncelik 1950 yılından itibaren yerini kara yolları yapımına bırakmış, bu durum planlı dönemde de devam etmiştir.
  • 1980 sonrası dönemde ise otoyol yapımına hız verilmiş, kara yoluna yapılan yatırımlar öncelik kazanmıştır.
  • 1950’li yılarda demir yolu ve kara yolunun yolcu taşımacılığındaki payı birbirlerine yakın iken (Karayolu % 49,9 ve demir yolu % 42,0) 2000 yılında kara yolunun payı % 95’e çıkmış, demir yolunun payı ise % 3’e kadar düşmüştür.
  • Ancak son yıllarda hava, deniz ve demir yolu ulaşımındaki gelişmeler yolcu taşımacılığında karayolunun payını 2008 yılında % 89,3’e düşürmüştür.
Content Protection by DMCA.com
Bunu Paylaş:

Ahmet Burak Kargı

Karadeniz Teknik Üniversitesi 2005 mezunu. Mersin'de yaşıyor. COĞRAFYA öğretmeni.

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir